05437241242
·
05315258311
·
[email protected]
·
Pzt - Cuma 09:00-17:00
Ücretsiz Danışmanlık






Ceza Muhakemesinde Olağanüstü Kanun Yolları ve AYM Bireysel Başvuru

Ceza muhakemesinde olağan kanun yolları (istinaf ve temyiz), mahkeme kararlarının kesinleşmesini önleyen ve kararın hukuka uygunluğunu denetleyen mekanizmalardır. Ancak bu yollar tüketildikten veya süresinde başvurulmadığı için hüküm kesinleştiğin sonra ortaya çıkan ağır hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla "olağanüstü kanun yolları" öngörülmüştür. Bu makalede; hükümlülerin başvurabileceği olağanüstü kanun yolları, yasal mevzuat dayanakları (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu - CMK), başvuru şartları, görev, yetki, süre unsurları, vekâletnamede avukata özel yetki verilmesinin gerekip gerekmediği, başvuruların infazın durdurulmasına etkisi ve Anayasa Mahkemesi (AYM) bireysel başvuru mekanizması ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

1. YARGILAMANIN YENİLENMESİ (CMK m. 311 - 323)

Yargılamanın yenilenmesi (iade-i muhakeme), kesinleşmiş bir hükümde maddi gerçeğin hatalı saptandığının sonradan anlaşılması üzerine, ortaya çıkan adaletsizliği gidermek amacıyla davanın yeniden açılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Hükümlü lehine yenileme nedenleri CMK Madde 311'de sınırlı sayıda (numerus clausus) sayılmıştır.

Esas ve Başvuru Şartları

Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış olan bir dava, aşağıda belirtilen hallerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:

  • Sahte Belge Kullanılması (m. 311/1-a): Duruşmada kullanılan ve hükme etki eden bir belgenin sahteliğinin anlaşılması.
  • Yalan Tanıklık veya Bilirkişilik (m. 311/1-b): Hükme katılmış olan bir tanık veya bilirkişinin, hükümlü aleyhine kasıtlı olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun veya oy verdiğinin sabit olması.
  • Hâkimin Görev Suçu İşlemesi (m. 311/1-c): Hükme katılmış olan hâkimlerden birinin, görevini yaparken hükümlü aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir cezayı gerektirecek nitelikte kusur işlemiş olması.
  • Hükme Esas Alınan Kararın Ortadan Kalkması (m. 311/1-d): Ceza mahkemesi hükmünün, hukuk mahkemesinin kesinleşmiş bir kararına dayandırılmış olup da bu kararın sonradan ortadan kalkması.
  • Yeni Delil veya Yeni Olayların Ortaya Çıkması (m. 311/1-e): Hükümlünün beraatini veya daha hafif bir cezayı gerektirecek nitelikte yeni olaylar veya yeni delillerin ortaya konulması.
  • AİHM İhlal Kararı (m. 311/1-f): Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'nin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kesinleşmiş kararıyla saptanmış olması.

Görev, Yetki, Süre, Başvuru Şekli ve Özel Yetki Durumu

  • Görevli ve Yetkili Mahkeme: Hükmü veren ilk derece mahkemesidir (CMK m. 318/1). Karar üst mahkemelerden geçerek kesinleşmiş olsa dahi, dilekçe davanın karara bağlandığı ilk derece mahkemesine verilir. Eğer hüküm doğrudan Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ceza dairesi tarafından verilmişse, görevli mahkeme o BAM ceza dairesidir.
  • Başvuru Şekli: Hükümlü, müdafii veya yasal temsilcisi tarafından imzalanmış, CMK m. 311'deki yenileme nedenlerini ve delillerini gösteren yazılı bir dilekçe ile doğrudan ilgili mahkemeye başvuru yapılır.
  • Avukata Özel Yetki Gerekir mi?: Evet, gerekir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, yargılamanın yenilenmesi mevcut davadan bağımsız, yeni bir hukuki süreç başlatır. Bu nedenle avukatın vekâletnamesinde "yargılamanın yenilenmesi (iade-i muhakeme) yoluna başvurmaya" dair özel yetkinin açıkça bulunması şarttır.
  • Süre: Hükümlünün lehine yapılacak başvurularda hiçbir süre sınırı yoktur (CMK m. 313/1).
  • Süre İstisnanası (CMK m. 311/1-f): Yalnızca AİHM ihlal kararına dayanan yenileme istemleri, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl içinde yapılmalıdır.

İnfazın Durdurulmasına Etkisi

  • CMK m. 312 uyarınca, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması infazı kendiliğinden ertelemez veya durdurmaz.
  • Anrak mahkeme, ileri sürülen gerekçeleri ve delilleri ciddi bulursa, infazın ertelenmesine veya durdurulmasına resen veya talep üzerine karar verir. Uygulamada dilekçeler net bir şekilde "İnfazın Durdurulması Talepli" olarak sunulur.

2. KANUN YARARINA BOZMA (CMK m. 309 - 310)

Esas, Görev, Yetki, Süre ve Özel Yetki Durumu

  • Esas ve Başvuru: Hâkim veya mahkeme tarafından verilip, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla başvurulan yoldur. Hükümlü veya müdafii, karardaki aykırılıkları belirterek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe verir. Nihai kararı verme görevi Yargıtay ilgili Ceza Dairesine aittir (CMK m. 309/2).
  • Avukata Özel Yetki Gerekir mi?: Hayır, gerekmez. Bu süreçte avukatın genel vekâletnamesinin bulunması yeterlidir; ayrı bir özel yetki aranmaz.
  • Süre: Kanun yararına bozma yoluna başvurulması için mevzuatta belirlenmiş herhangi bir süre sınırı yoktur. Karar kesinleştiği sürece her zaman Adalet Bakanlığından talep edilebilir.

İnfazın Durdurulmasına Etkisi

  • CMK m. 309/3 uyarınca, kanun yararına bozma isteminde bulunulması, hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz.
  • Ancak Yargıtay’a dosya ulaştığında, ilgili Yargıtay Ceza Dairesi, karardaki hukuka aykırılığın niteliğini gözeterek, inceleme sonuçlanıncaya kadar infazın durdurulmasına ve hükümlünün salıverilmesine karar verebilir.

3. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISININ İTİRAZ YETKİSİ (CMK m. 308)

Esas, Görev, Yetki, Süre ve Özel Yetki Durumu

  • Esas ve Karar Merci: Yargıtay ceza dairelerinin temyiz incelemesi sonucunda verdikleri kararlara karşı başvurulabilen bir yoldur. İtiraz yetkisi münhasıran Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına aittir. Hükümlü müdafii Başsavcılığa talep dilekçesi verir. Uyuşmazlığı çözecek nihai merci ise Yargıtay Ceza Genel Kuruludur.
  • Avukata Özel Yetki Gerekir mi?: Hayır, gerekmez. Genel vekâletnameye sahip olan avukat, kesinleşen onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından bu yetkiyi kullanmasını isteyebilir.
  • Süre: Sanık ve hükümlünün lehine yapılacak itiraz başvurularında süre sınırı yoktur (CMK m. 308/1).

İnfazın Durdurulmasına Etkisi

  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz başvurusu yapılması veya Başsavcılığın ilgili daireye itiraz etmesi infazı kendiliğinden durdurmaz.
  • Buna karşın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itiraz yetkisini kullanırken aynı zamanda infazın durdurulmasını da ilgili daireden veya Ceza Genel Kurulundan talep edebilir.

4. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ İTİRAZI (CMK m. 308/A)

Esas, Görev, Yetki, Süre ve Özel Yetki Durumu

  • Esas ve Karar Merci: İstinaf mahkemelerinin (Bölge Adliye Mahkemesi - BAM) ceza dairesi tarafından verilen ve temyiz yolu açık olmayan kesin nitelikteki kararlara karşı öngörülmüş yoldur. BAM Cumhuriyet Başsavcılığı hükümlünün istemi üzerine veya resen itiraz edebilir. Karar merci BAM Ceza Dairesi Başkanlar Kurulunu içerir.
  • Avukata Özel Yetki Gerekir mi?: Hayır, gerekmez. Genel ceza vekâletnamesi yeterlidir.
  • Süre: Hükümlü lehine yapılacak başvurularda süre sınırı bulunmamaktadır.

İnfazın Durdurulmasına Etkisi

  • BAM Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapılması infazı kendiliğinden durdurmaz. Ancak Başsavcılık itiraz yoluna gitmeye karar verirse, infazın durdurulmasını ilgili daireden talep edebilir.

5. ANAYASA MAHKEMESİ (AYM) BİREYSEL BAŞVURU MEKANİZMASI

Bireysel başvuru, idari ve yargısal olağan kanun yolları tüketildikten sonra, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen bireylerin başvurduğu ikincil nitelikte bir hak arama yoludur.

Görev, Yetki, Süre, Başvuru Şekli Genel Esasları ve Özel Yetki Durumu

  • Görevli ve Yetkili Mahkeme: Anayasa Mahkemesi (Ankara) tek yetkili mercidir. Başvurular resmi Bireysel Başvuru Formu doldurularak doğrudan AYM’ye veya yerel mahkemeler/savcılıklar aracılığıyla yapılabilir. Hükümlü cezaevindeyse, Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla bu formu gönderebilir.
  • Süre (Hak Düşürücü): Başvuru, ceza yargılamasındaki olağan kanun yollarının tüketildiği ve buna ilişkin nihai kararın başvurucuya tebliğ edildiği veya tefhim edildiği (öğrenildiği) tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır.
  • Avukata Özel Yetki Gerekir mi?: Evet, kesinlikle gerekir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü uyarınca, vekâletnamede "Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapmaya" dair özel yetkinin açıkça yer alması zorunludur.

İnfazın Durdurulmasına Etkisi ve Tedbir Müessesesi

  • Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılmış olması, kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti hükmünün infazını kendiliğinden durdurmaz.
  • Tedbir Kararı (İçtüzük m. 73): Başvurucu hükümlü, başvurusuyla birlikte veya daha sonra, infazın devam etmesi halinde telafisi imkânsız ağır zararlar doğacağını ileri sürerek "yürütmenin durdurulması / infazın ertelenmesi" yönünde tedbir kararı verilmesini talep edebilir.
  • AYM, başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğuna kanaat getirirse infazın durdurulması yönünde geçici tedbir kararı verebilir.

CEZA HÜKMÜ VERİLİRKEN YAPILABİLECEK TEMEL HAK İHLALLERİ

Anayasa Mahkemesi, ceza yargılaması sürecinde ve hüküm kurulurken Anayasa ve AİHS'te yer alan hakların ihlal edilip edilmediğini denetler. Hüküm kurulurken en sık karşılaşılan ihlal türleri şunlardır:

A. Adil Yargılanma Hakkı İhlalleri (Anayasa m. 36 / AİHS m. 6)

  • Gerekçeli Karar Hakkının İhlali: Mahkemenin, hükümlünün iddia ve savunmalarına, delillerin neden reddedildiğine dair tatmin edici, yasal gerekçe göstermeden, şablona dayalı soyut ifadelerle mahkûmiyet hükmü kurması.
  • Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama İlkesinin İhlali: Savcılığa tanınan imkânların savunma makamına tanınmaması; hükme esas alınan kritik bir delilin sanık tarafından sorgulanmasına fırsat verilmemesi.
  • Hukuka Aykırı Delillerin Hükme Esas Alınması: Anayasa m. 38/6 uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların (hâkim kararı olmaksızın yapılan arama verileri vb.) tek veya belirleyici delil olarak mahkûmiyet hükmüne esas alınması.
  • Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlali: Ceza davasının, makul olmayan çok uzun bir sürede (örneğin 8-10 yıl) bitirilmiş olması.

B. Suç ve Cezaların Kanuniliği İlkesi İhlali (Anayasa m. 38 / AİHS m. 7)

  • Mahkemenin, kanunda açıkça suç olarak tanımlanmayan bir eylemi, kıyas veya genişletici yorum yoluyla ceza maddesi kapsamına alarak mahkûmiyet hükmü kurması.

C. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkı İhlalleri (Anayasa m. 19 / AİHS m. 5)

  • Kovuşturma aşamasındaki gerekçesiz tutukluluk sürelerinin uzunluğu veya hükümle birlikte verilen hürriyeti bağlayıcı cezaların usuli güvenceler dikkate alınmadan uygulanması.

D. İfade, Toplanma ve Örgütlenme Özgürlüğü İhlalleri (Anayasa m. 26, 33, 34 / AİHS m. 10, 11)

  • Sanığın ifade özgürlüğü veya barışçıl toplantı hakkı kapsamındaki eylemlerinin, demokratik toplum düzeninde gerekli ve ölçülü olmayan bir müdahale ile cezalandırılması.

USUL, BAŞVURU VE İNFAZ TABLOSU

Kanun Yolu / MekanizmaBaşvuru Nereye Yapılır?Hükümlü Lehine Başvuru SüresiAvukata Özel Yetki Şartıİnfazı Kendiliğinden Durdurur mu?İnfazı Durdurma Yetkisi Kimdedir?
Yargılamanın Yenilenmesi (CMK m. 311)Hükmü veren İlk Derece MahkemesineSüresiz (AİHM gerekçesi hariç: 1 yıl)VAR (Zorunlu)HAYIRİstem üzerine veya resen Kararı Veren Mahkeme
Kanun Yararına Bozma (CMK m. 309)Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere BaşsavcılığaSüresizYOKHAYIRİnceleme süresince Yargıtay İlgili Ceza Dairesi
Yargıtay C. Başsavcısı İtirazı (CMK m. 308)Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığınaSüresizYOKHAYIRBaşsavcılık talebi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi / CGK
BAM C. Başsavcısı İtirazı (CMK m. 308/A)İlgili BAM Cumhuriyet BaşsavcılığınaSüresizYOKHAYIRBaşsavcılık talebi üzerine BAM Ceza Dairesi
AYM Bireysel Başvuru (Anayasa m. 148)Doğrudan AYM'ye veya Mahkemeler/Savcılık kanalıylaNihai kararın öğrenilmesinden itibaren 30 GünVAR (Zorunlu)HAYIRAğır ve ciddi tehlike halinde Anayasa Mahkemesi (Tedbir kararı ile)

Akademi Hukuk & Danışmanlık